Karantina cinsel şiddeti nasıl etkiliyor?

Dr. K. Ashley Garling'in womensenews.org sitesine yazdığı yazıyı Kadın Savunma Ağı için Handan Salta çevirdi: Karantina Cinsel Şiddeti Nasıl Etkiliyor?

Karantina cinsel şiddeti nasıl etkiliyor?

Milyonlarca Amerikalı “olduğun yere sığın direktifi” doğrultusunda evlerine kapanmışken ve sosyal medyada “korona-soy” kuşağındaki patlamayla ilgili komiklikler, şakalar gırla giderken evde kalmanın cinsel şiddeti artıracağı konusunda pek ses seda çıkmıyor. #Metoo hareketi Harvey Weinstein davasında verilen kararlarla ivme kazanmıştı ama Covid-19’un giderek artan baskılaması ve eve kapatılma süreçleri cinsel baskı konusunda da bir dalga yaratabilecek mi?

 Ev İçi Şiddete karşı Ulusal Koalisyon’un tahminine göre, ABD’de her bir dakikada 20 kişi yakın cinsel partneri tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyor. Yakın Cinsel Partner Şiddeti olarak da bilinen ev içi şiddetin türleri hayli fazla; fiziksel şiddet, cinsel taciz gibi bilinen türlerinin yanı sıra daha az bilinen tehdit-yıldırma ve denetim de bu şiddet türü içinde tanımlanıyor. Çok az bilinen ve çok az dile getirilip tanımlanan bir başka ev içi/ cinsel partner şiddeti türü ise cinsel veya yeniden üretim baskısı-çocuk yapma baskısı. Aşk, tutku, aile gibi maskelerin arkasına gizlenen bu şiddet tacizkar ve cinsel şiddet içeren ilişkilerde çok güçlü bir faktör.

Tacizkar yakın cinsel partnerin ilişkide manipülasyon, suçluluk, yıldırma, tehdit, şiddet eylemleri kullanarak veya doğum kontrol yöntemlerini sabote ederek partnerinin hamile kalmasını sağlamak ya da hamileliği sürdürmek konusunda baskı yapması çocuk yapma baskısı olarak tanımlanıyor. Aynı baskının şiddet içermeyen biçimleri yani partnerini ekonomik olarak denetim altında tutmak, sosyal çevreden yalıtmak, sürekli olarak çocuk yapmakla ilgili konuşmak, bu konuyu her zaman gündemde tutmak, yumurtlama dönemini takip etmek, tüp bebek konusunda ısrarcı olmak ya da bireyin üremeyle ilgili bağımsız kararında taviz vermesine sebep olacak herhangi bir davranış da taciz kapsamına giriyor.

Raporlar yakın partner şiddeti ve çocuk yapma baskısı vakalarının 8 genç kızdan birinin başına geldiğini, Ev İçi Şiddet Ulusal Hattı’nı arayan kadınların %25’inin, acil servis ya da aile sağlığı merkezlerine başvuranların %53’ünün bu şikayetle başvurduğunu söylüyor.  Hem yakın partner şiddeti hem de çocuk yapma baskısı mağdurları üzerinde ciddi fiziksel ve psikolojik etkileri olduğunu ve bunun sonucunda ABD sağlık hizmetleri harcamalarının yılda 12,6 milyar dolar artırdığını göz önünde bulundursak, bu tacizlerin zaten bir kamu sağlığı krizine yol açtığı ortada.

Pekiyi kendinizin ya da sevdiğiniz birinin cinsel şiddet veya çocuk yapma baskısı mağduru olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Gebelik önleyici ve ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının ortadan kaybolması veya içine başka şeyler karıştırılmış olması, parterinizin rahme yerleştirilen gebelik önleyici ilaçları veya rahim içi aletleri çıkarması, prezervatiflerin koruyucu özelliğini ortadan kaldırması ya da kullanmayı bütünüyle reddetmesi veya partnerinin doğurganlığını kendi iradesi dışında değiştirebilecek bir duruma yol açacak herhangi bir hareketle karşılaşıp karşılaşmadığınızı düşünün. Ayrıca, mağdurların uzun vadeli ağrı belirtileri, sindirim sistemi bozuklukları, diyabet astım gibi stresle tetiklenen fiziksel sağlık bozulmalarına maruz kaldığı da bildiriliyor. Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaygı bozukluğu, uyku bozukluğu veya intihar girişimi gibi duygusal ve psikolojik etkiler de dikkatle izlenmesi gereken belirtiler.

COVID-19 izolasyonu ve “olduğun yere sığın” komutları belki de tacizkar aile fertlerini, komşuları veya tanıdıkları tespit etmek için kapılar açabilir. Birçoğumuzun etrafında karizmatik, başarılı, çekici, herkesin sevdiği gibi görünüp içten içe kendine güvensiz, yetersiz ve güçsüz insanlar vardır. Tacizkar eğilimler gösterenleri tanımanın bir yolu da tutarsız ruh halleri, olaylara karşı fazla hassas veya aşırı tepkili davranmaları, aşırı derecede eleştirel ya da narsistik olmaları, kontrolcü, kıskanç veya manipülatif davranışlar sergilemeleri. Bu tür insanları tespit etmenin diğer yolları ise kendi kendinize uygulayacağınız Çocuk Yapma Baskısı Testinin yanı sıra Ev İçi ve Cinsel Şiddet Ulusal Merkezi ile Kontrol Çarkı ve Ev İçi Şiddet Döngüsü olabilir.[1]

Çocuk Yapma Baskısı bir cinsel şiddet eylemidir ve bu şiddetle başa çıkabilenler seslerini COVID-19 pandemisi günlerinde özellikle duyurmalılar. Sesi duyulmayan bu insanları daha iyi gözlemleyin, daha önce konuşma fırsatı bulamadığınız sevdiklerinizle konuşmalar yapın. Şiddetin tam etkisini anlayabilmek için kurumların, enstitülerin daha fazla araştırma yapmaları gerekiyor; diğer yandan doktorlar, eczacılar, okul hemşireleri ve sağlık çalışanlarının da daha fazla farkındalık geliştirmeleri gerekmekte. Böyle zor bir zamanda ev içi ve cinsel şiddetle başa çıkmaya çalışanlara umut vermek bizim sorumluluğumuz, tam da bu yüzden üreme rızasına saygı gösterilmesini, üremeye karar verme hakkının korunmasını diye getirelim ve #loveisrespect (#aşksaygıdemektir) hashtag’ini paylaşalım.

[1]https://www.theduluthmodel.org Ev içi şiddeti önleme programı kapsamında takım ölçekler geliştiren bir STK’nın çalışması (Ç.N. )

Yorumlar