Gaslight, 2026 – Minneapolis’te Gördüğümüz Şiddeti Tanıyoruz: Gözlerinize Güvenin Hakikate Tutunun-Chloe Nazra Lee

Şiddet dinamiklerini tanıyan kadınlar açısından, Renee Nicole Good'un öldürülmesi ve bunu takip eden resmi tepkiler, tüyler ürpertici derecede tanıdık bir senaryoyu anımsatıyor.

Gaslight, 2026 – Minneapolis’te Gördüğümüz Şiddeti Tanıyoruz: Gözlerinize Güvenin Hakikate Tutunun-Chloe Nazra Lee

Orijinali https://msmagazine.com/ adresinde yayımlanan bu makale Kadın Savunması sitesi için çevrilmiştir.

Kadın Savunmasının notu: 37 yaşındaki Renee Nicole Good, Trump’ın Minneapolis’te yasadışı biçimde bulunan ve göçmen topluluklarına saldıran ICE* -ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza– ajanları tarafından 7 Ocak günü sokak ortasında vurularak öldürüldü. Trump yönetiminin ve sağcı basının “iç terörist” olmakla suçladığı Good, protestocuların ve LGBTİ+ların devletin silahlı çeteleri tarafından sokak ortasında vurulmama hakkı yokmuşçasına, birçokları tarafından ölümünü izleyen ilk saatlerde “3 çocuklu masum bekar beyaz anne” olarak, LGBTİ+ kimliğinin üstü örtülerek savunulmaya çalışıldı. Fakat Donna Haraway’in deyimiyle “hakikat bedenlidir” ve faşist Trump yönetiminin kolektif gaslighting yöntemlerine rağmen, bedenler hakikatleriyle birlikte ayağa kalktığında, bedenli biçimde ortaya çıkma eğilimindedir. Good’un ana akım medya tarafından yok sayılan karısı – “Komşularımıza destek olmaya çalışıyorduk. Bizim ıslıklarımız, onların silahları vardı“-  ile LGBTİ+ ve feminist çevreler konuşmaya başladıkça hakikati öğreniyoruz: Good, göçmen topluluklarına yönelik ICE saldırganlığını izlemek ve belgelemek için yapılan barışçıl bir toplanma sırasında vurularak öldürüldü.   

Hakikat için bir kez daha LGBTİ+ örgütlerine ve feministlere kulak verelim

https://www.instagram.com/p/DTS9MESlmQQ/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=NTc4MTIwNjQ2YQ==

İsmi Renee Nicole Good idi. Bu korkunç trajedi federal ajanların topluluklarımızın üzerine saldığı korkunç bir şiddet ve saldırganlık dalgasının ürünüdür.

https://www.instagram.com/p/DTTog9kEjvF/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=NTc4MTIwNjQ2YQ==

Bu bir kadın düşmanlığı ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet eylemidir. Sadece bedenlerimizle birlikte var olduğumuz için bu faşist devletin şiddetine maruz kalıyoruz.

Şiddet dinamiklerini tanıyan kadınlar açısından, Renee Nicole Good’un öldürülmesi ve bunu takip eden resmi tepkiler, tüyler ürpertici derecede tanıdık bir senaryoyu anımsatıyor.

Genç bir kadın için öfke dolu bir erkekle çatışmaktan daha korkutucu çok az şey vardır. Felç edici korku şu sorulara yol açar: Ne istiyor? Beni incitecek mi? Bedenimin hangi bölgesini? Kendimi nasıl koruyabilirim? Buradan çekip gideyim.

Renee Nicole Good’un son anlarında aklından geçenler bu düşünceler miydi, kesin olarak emin değilim, ama aile içi şiddet mağduru kadınlarla yaptığım çalışmaları düşündüğümde, böyle bir düşüncenin aklından geçmesi şaşırtıcı olmazdı.

7 Ocak 2026’da bir ICE memuru tarafından öldürülen Renee Nicole Good hakkında sınırlı sayıda doğrulanmış bilgiye sahibiz. Elde ettiğimiz bilgiler; görgü tanığının çektiği video, ailesinin açıklamaları ve federal yetkililer ile Minnesota liderlerinden gelen son derece çelişkili açıklamalar, ölümcül güç kullanımının haklı olup olmadığına dair temel soruları, federal soruşturma sonuçlanana kadar çözümsüz bırakıyor.

Good’un ailesi, 37 yaşındaki kadını şair ve özverili bir anne olarak tanımladı ve o sabah 6 yaşındaki oğlunu okula bıraktığını söyledi. Karısı, Renee’nin bu dünyada birbirimizi sevmek ve güvende tutmak için varolduğumuza inanan bir Hıristiyan olduğunu belirtti.

Görgü tanığının videosunda, Good, SUV marka aracında otururken, çok sayıda ICE memuru kendisine yaklaşıp araçtan inmesini emrediyor. Dakikalar sonra, bir ICE memuru sürücü tarafındaki camdan üç el ateş ediyor; ardından SUV ileri doğru hareketleniyor ve başka bir araçla çarpışıyor. Washington Post tarafından yapılan saniye saniye analiz, hükümetin, aracın hareketine ve silahlı kişinin ateş açıldığı andaki konumuna dair ilk açıklamaları hakkında soru işaretleri doğuruyor.

Kadın bana ne kışkırtıcı ne de engelleyici gibi görünüyor; maskeli adamlar minibüsten çıkıp “S… arabasından dışarı çık!” diye bağırmadan önce, polis araçlarının geçmesine izin veriyor gibi görünüyor. Şiddet uygulayan adamlardan kaçmaya çalışan korkmuş bir kadına benziyor ki bu senaryo benim açımdan son derece anlamlı. Ardından yaşananlar ise her istismar mağdurunun anında tanıyacağı Orwellvari bir manzaraya işaret ediyor: İnkar et. Saldır. Mağdurun ve failin konumlarını değiştir. Cezasızlıktan yararlan.

Amerikan tarihinin bu döneminde, kadın bedenleri paradoksal şekilde hem erkek şiddetini meşrulaştıran siyasi semboller hem de erkek şiddetinin hedefi konumunda.

Kadın bedenlerini korumak, güç kullanımını meşrulaştırmak için sıklıkla kullanılan bir klişe; çok eski zamanlara, antik Roma’ya kadar uzanıyor. Kralın ahlaksız oğlu Sextus Tarquinius’un soylu kadın Lucretia’ya tecavüz etmesi efsanesi, monarşiyi deviren ve sonrasında demokrasimize de ilham verecek olan cumhuriyeti başlatan isyanı tetiklemeye yardımcı oldu. Kadın bedenleri ayrıca güçlü ve etkili bir siyasal sembol olarak, Trump’ın ilk başkanlık seçimlerini kazanmasına da yardımcı oldu ki dile getirilen endişelerden bazıları gerçeklere dayanıyordu.

Ancak Trump’ın ikinci dönemi, söz konusu siyasi idealin büyük ölçüde özden yoksun olduğunu ortaya koydu. “Aile değerleri partisi” denilen parti, sadakatsizlik, cinsiyetçilik, içi boş ilkeler ve artık ölüp gitmiş olan bir cinsel suçluyla -Epstein kast ediliyor ç.n.- kurulan belgeli sosyal ve siyasi bağlarla dolup taşıyor. Birçok politikacının benimsediği Hristiyan ahlakı, konu kadınları anlamlı ve sahici biçimlerde korumaya gelince hızla buhar olup uçuyor ve kaba bir gerçeğin altını çiziyor: Kadınları umursamıyorlar. Birçok kadın için, ABD’de güvenlik önemli ölçülerde eriyor.

Göstericiler, 8 Ocak’ta Minneapolis’te, 37 yaşındaki Renee Nicole Good’un öldürüldüğü sokakta. (Charly Triballeau / AFP via Getty Images)

Yönetimin, kendi kadınları koruma ilkesini ihlal etmesini haklı çıkarmak için kullandığı tek bir retorik araç var; bu da neredeyse her tecavüz davasında ve aile içi şiddet vakasında görülen, evvel eski kullanılan bir taktik: Kurbanı didikle ve suçla. Kadın bu olayı kışkırttı. Kadın ne yaptı da adam bunu yapmak zorunda kaldı?

Bu anlatıyı dayatmaktan başka seçenekleri de yok. Çünkü alternatif anlatı, “savunucu” rollerini açıkça tersine döndürüyor: bir Amerikan vatandaşının, beyaz bir Hristiyan annenin, kıymet verdikleri kadınlık idealinin öldürülmesi. Hesaplı kitaplı bir ajitatörü değil, korkmuş bir kadını gösteren video görüntüsü kanıtlarına rağmen, ısrarla Renee Good’un kendi ölümüne kendisinin yol açtığını savunuyorlar.

Otoriter distopya artık bir tehdit değil, gerçeğin ta kendisi.

Gaslight, 2026

Trump, 6 Ocak’a ilişkin çarpıtılmış bir anlatıyı agresif biçimde yaydıktan ve Kongre’yi basanların birçoğuna kapsamlı aflar tanıdıktan sonra, Good’u “profesyonel provokatör” olarak nitelendirdi.

Başkan Yardımcısı JD Vance cinayet eylemini, “aşırı solun ürünü bir trajedi” olarak nitelendirirken, temel gerçekler hâlâ tartışmalı ve federal inceleme devam ediyor.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem ve diğer İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileri olayı “iç terörizm” olarak nitelendirip ICE ajanının eylemlerini meşru müdafaa diye anlattı.

Fox News sunucusu Jesse Watters, Good’un sosyal medya biyografisinde kullandığı kişi zamirlerini, cinsel yönelimini ve cinsel ilişki tarihçesini ön plana çıkararak, Good’u şeytanlaştırmaya oldukça çılgınca bir ihtiyaç duyulduğunu teyit etti; aslında kötü bir figüre dair kesin kanıtlarınız olsa, lafa bu argümanla başlamazsınız.

Hepsi kadın, hepsi ev içi ya da cinsel şiddet mağduru çok fazla hastam bana “Hükümetimizde istismar failini görüyorum” diyor. Zora dayalı kontrol dinamiklerine, özellikle de fiziksel şiddet kadar yıkıcı olmasına rağmen nadiren ciddiye alınan psikolojik manipülasyona fazlasıyla aşina hâle geldim.

Bir psikiyatri asistanı olarak bana göre Trump yönetiminin Orwellvari taktikleri, bugün gündelik dile yerleşmiş ama —“travmatize”, “özbakım”, “reddedilmeye duyarlı disfori” (ki böyle bir şey yok) benzeri diğer tüm yozlaşmış terapi jargonları gibi— sıklıkla yanlış kullanılan bir psikolojik terim olan “gaslighting” tanımıyla örtüşüyor. Ama bence “gaslighting” bu sefer son derece uygun düşüyor -hem de Başkan Yardımcısı JD Vance’in – 6 Ocak olayı sonrasında ç.n.- kullandığı biçimde değil.

Tıp öğrencilerinin gaslighting’i, kökenleri de dahil, doğru anlamalarında ısrarcıyım. Bu terim, öğrencilerimle birlikte izlediğim, 1938 tarihli Gaz Lambası Işığı oyunundan uyarlanan bir İngiliz filminden türetilmiştir. Hikaye, kocasının kasıtlı olarak manipüle edip izole ettiği, gerçeklik algısını sistematik olarak baltalayarak akıl hastası ilan edip hayatı üzerinde kontrol sahibi olmak istediği bir kadını konu alır.

Gaslighting “çatışma” veya “itilaf” anlamına gelmez. İstismarcının kasıtlı olarak mağdurun gerçeklik algısını çarpıttığı; giderek kafası daha da karışan, endişeli ve depresif hale gelen mağdurun kendi algısını sorgulamasına ve gerçekliği tanımlamak için istismar failine daha fazla bağımlılaşmasına yol açan, belirli bir güç eşitsizliği çerçevesi dahilinde zaman içinde evrilen, sistematik bir taciz örüntüsüne atıfta bulunur.

Trump’ın 6 Ocak’a dair yeniden anlatımlarında bu taktikleri aktif biçimde uyguladığını görebiliyoruz. Kongre basan isyancıları “barışçıl” protestocular diye överken, Capitol polisinin şiddeti kışkırttığı veya mümkün kıldığı yönünde çarpıtılmış iddialar ortaya atıyor. Bu çarpıtma sadece gerçekleri çarpıtmakla kalmıyor; bağnazca vahşeti vatanseverlik diye yeniden yorumlayan bir anlatı uyduruyor. Trump’ın 6 Ocak konusundaki öz kandırmacaları gülünç: Barışçıl protestocular polislerin kalkanlarını çalmaz veya seçim sonuçlarını geçersiz kılmak için silahlı baskınlar düzenlemez.

Yönetimin daha ilk başta Good’u “yerli terörist” olarak nitelendirmesinde de benzer bir dinamik görüyoruz; kanıtlanmamış bir niteleme bu. Çoklu video açılarındaki görüntülerde Good’un ICE ajanları yaklaşmadan önce aracından işaretler yaptığı görülüyor, görüntüler bu yorumla ilgili soruları gündeme getirse bile, federal yetkililer, olayı belirsizlikten ziyade suçluluk açısından ele almaya devam ediyor.

Gözlerinize güvenin, hakikate tutunun

Tıp etiği açısından bakıldığında, tüm olguları bilmeden bilgilendirilmiş onam ve gerçek özerklik imkansızdır. Öldürülen bir kadının siyasi dezenformasyonla dolu çarpıtılmış bir portresi, ICE’nin topluluklarımızda güç kullanımına ilişkin bilinçli bir yargıya varmamızı engelliyor. Trump yönetiminin 6 Ocak ve Renee Good’un ölümü hakkındaki manipülasyonu, anlatıyı kendi siyasi gündemlerine uydurmak için çarpıtıyor. Bağımsız düşünme özerkliğimizi elimizden alıyor ve olayların kendi anlattıkları versiyonunu körü körüne kabul etmemizi talep ediyor.

Muhafazakâr bir ortamda büyüyen biri olarak, farklı bakış açılarına ve özgür düşünceye değer veriyorum. Hükümetimizde bu değerlerin hiçbirini göremiyorum.

Yönetim, hükümeti uzaktan yakından eleştiren herkesin özünde kolluk kuvvetlerinden nefret ettiğine inanıyor gibi görünüyor. Yanlış. Ben de dahil birçok insan, kolluk kuvvetlerinin zarar görmesini istemez ve federal ajanların görevlerini dürüstçe yapmalarında bir sorun görmez. Ancak belli ki dürüstlüğün hüküm sürdüğü bir dönemde yaşamıyoruz. Kendileriyle aynı fikirde olmayan siyasi muhaliflerden düşmanlar yarattılar ve aşırı bir kindarlık duygusu ve tepkisellik iklimi yaratarak siyasi şiddeti meşrulaştırdılar. Bu durum hem Cumhuriyetçilere hem de Demokratlara zarar veriyor. Bu, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki bir mesele değil. Bu, insanlık ve insanlık dışılık arasındaki bir mesele.

Travma hastalarımın hepsi bana, kırılgan, bencil ve çoğu zaman şiddet uygulayan bir adamın, kendi gerçeklik algısını sorgulamasına neden olarak onu itaate zorlaması yüzünden geliyor. Şimdi de onlara ne tavsiye ediyorsam onu tavsiye ediyorum: “Gözleriniz sizi yanıltmadı. Ne gördüğünüzü de ne yaşadığınızı da biliyorsunuz.”

Siyasi görüşü her ne olursa olsun, kendini erkek saldırganlardan korumaya çalışan bir kadın suçlu değildir. Suçluluk yalnızca, başkasının bedenine ve karakterine saldırmak kendilerine Tanrının verdiği bir hakmış gibi savunmasızlara saldıranlara aittir. Gözlerinize güvenin. Hakikate tutunun.

*ICE hakkında kısaca bilgi için: https://www.bbc.com/turkce/articles/c86vp5gggvzo