Hayatı omuzlayan, her gün dünyayı yeniden kuran biz kadınlar ve LGBTİ+’lar 1 Mayıs’ta meydanlardayız! Gelin; bakım emeğiyle, ev içi işlerle, karşılıksız emeğin sonsuz döngüsüyle hem evde hem işte kuşatılan hayatlarımıza dair sözümüzü ve mücadelemizi büyütelim.

Hayatı omuzlayan, her gün dünyayı yeniden kuran biz kadınlar ve LGBTİ+’lar 1 Mayıs’ta meydanlardayız! Gelin; bakım emeğiyle, ev içi işlerle, karşılıksız emeğin sonsuz döngüsüyle hem evde hem işte kuşatılan hayatlarımıza dair sözümüzü ve mücadelemizi büyütelim.
SORUYORUZ; BU SÖMÜRÜ DÜZENİ EN ÇOK KİMİN SIRTINDA YÜKSELİYOR?
Cevabı hepimiz hayatlarımızdan biliyoruz! Ve şunu da biliyoruz; patriyarka, sömürü çarkını şiddetle döndürüyor. Erkek egemen sistem; sokaktaki ve ev içindeki baskıyla; bizleri “makbul kadın” kalıplarına zorlayarak, ev içi emeğimize bazen zorla bazen “aşk” bazen “fedakarlık” adı altında el koyarak ve itaat etmediğimizde bizi yoksullukla, işsizlikle ya da aile baskısıyla tehdit ederek kuşatan bir karanlık eldir. Şiddet; bazen polisin direnen genç kadınların ailelerini arayarak kurduğu o “evcil” kuşatmayla, bazen erkek şiddetiyle hayatlarımızı denetim altına alan o baskı mekanizmasıdır. Failleri koruyan, şiddeti ödüllendiren bu cezasızlık düzeni; kadını korkuyla eve hapsetmek, sokağa, işe, kamusal alana çıktığında ise güvencesiz koşullarda , sömürüye açık ve savunmasız bırakmak için çalışan bizzat patriyarkal kapitalizmin elidir!
Bu düzen; kadınların emeğini iş yerinde ucuz ve güvencesiz, evde ve hayatın birçok alanında karşılıksız olarak sömürüyor. Bu düzen; göçmen kadınları güvencesizliğin en derininde “ucuz işgücü” olarak çalıştırıyor. Bu düzen; LGBTİ+’ları iş gücü piyasasının dışına itip güvencesizliğe mahkum ediyor. Öfkemiz; canımıza kasteden bu düzene! Öfkemiz erkek şiddeti, erkek-devlet şiddeti gölgesinde emeğimizin ve hayatlarımızın çalınmasınadır. Öfkemiz “evde ne yapıyorsun ki” sorusuyla küçümsenen karşılıksız emeğimizin bütün hayatımızı, çalışma koşullarımızı belirlemesinedir. Hayalimiz; emeğimizin sömürülmediği, cinsiyetçi iş bölümünün ortadan kalktığı, dünyanın yükünün omzumuza yüklenmediği bir dünya. Hayalimiz şiddetsiz, eşit, özgür bir hayat.
Evde, fabrikada, ofiste, tarlada, merdiven altında ve sokakta sınıfın en ağır yükünü taşıyanlarız. Yoksullaştırıldığımız, emeğimizin sömürüldüğü her günün hesabını soruyoruz.
1 Mayıs meydanlarında feminist mücadelemizin, yaşamı üreten emeğimizin sesini yükseltmek için sen de gel!
Bize ulaşmak için Kadın Savunması’na katıl formunu doldurabilirsin.
